Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, Mehmed Şevket Eygi için taziye mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteci-yazar Mehmed Şevket Eygi’nin hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendiğini belirterek taziye mesajı paylaştı.Erdoğan, Twitter paylaşımında, ‘Ülkemizin yetiştirdiği en önemli mütefekkir ve münevverlerden biri olan Muhterem Mehmed Şevket Eygi Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim’ ifadesini kullandı.Erdoğan, Mehmed Şevket Eygi’ye Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.SÖZCÜ KALIN DA MESAJ PAYLAŞTICumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, Eygi’nin vefat haberini Twitter hesabından duyurdu.Sözcü Kalın, yaptığı paylaşımda ‘Muhterem #mehmetsevketeygi beyi kaybettik. Başımız sağolsun. Mevla gani gani rahmet eylesin. Cenazesi (13 Temmuz Cumartesi) ikindi namazını müteakiben Fatih Camii’nden kaldırılacaktır.’ ifadesini kullandı. MEHMET ŞEVKET EYGİ KİMDİR?Gazeteci-yazar. 7 Şubat 1933, Ereğli / Zonguldakdoğumlu. Anne tarafından dedesi Kolağası Neşet Bey’in torunu, öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Öğrenimine 1940 yılında Galatasaray Lisesi’nin ilkokul kısmında başladı. Burada Ünlü kaleci Turgay Şeren, milletvekilliği yapmış fabrikatör Memduh Gökçen, sınıf arkadaşları oldu. Lise döneminde Abdi İpekçi, Mümtaz Soysal ile birlikte okudu. Fransızcayı mükemmel bir seviyede öğrendiği bu okulda Osmanlı nazırlarından Raşit Erer, Birinci TBMM’de Aydın Mebusu olan Enver Tekand, Orhan Şaik Gökyay, Nihat Sami Banarlı, Ahmet Kutsi Tecer gibi önemli hocalardan ders aldı.Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten (1952) sonra sınavla burslu olarak okuma hakkını kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydolarak Ankara’ya yerleşti. Öğrencilik yıllarında çevirmen olarak Fransız Kültür Merkezi’nde çalıştı. 1956’da SBF’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Eygi, Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmak üzere girdiği kazanmasına rağmen ataması yapılmadığı için Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan mütercimlik kadrosunda işe başladı. Burada çalışırken, aralarında Avukat Rıza Ulucak, daha sonra Faisal Finans’ta müdürlük yapacak Salih Özcan’ın bulunduğu on kişilik bir grupla 1957 yılında, ‘İslam’dergisini çıkardı. Askerliğini yedek subay olarak tamamladıktan (1958-59) kısa bir süre sonra 27 Mayıs 1960 ihtilali oldu. O dönemde İstanbul’dan, Mahir İz Hoca’dan bir mektup alarak yönetimine getirildiği haftalık ‘Yeni İstiklal’ gazetesiyle gazeteciliğe başladı. Eygi’nin yönetiminde yoluna devam eden ‘Yeni İstiklal’ gazetesi (1960-67), o dönemin şartlarında iyi bir okur kitlesi buldu, 35 binlere varan bir satış rakamı yakaladı.1961 yılında, Menderes’in idam yıl dönümünde ‘Zulümlerin En Alçakçası Kanunların Gölgesinde Yapılandır’ başlığıyla, onu savunan bir yazı yayınladığı için tutuklanarak hapse mahkum edildi. Eygi, Ekim 1966’da ise ‘Bugün’ gazetesinde çalışmaya başladı. Beş yıl yönettiği ve ABD’nin tüm dünyada antikomünizm kampanyaları yürüttüğü bir dönemde yayın hayatını sürdüren Bugün gazetesi, dindar kitleyi galeyana getiren yayınlarıyla 100 bin civarında tirajları gördü. Eygi, Bugün’deki ateşli yazılarıyla toplumda ‘komünizmle mücadele namazı’ olarak bilinen o günlerin sabah namazlarında çok büyük kalabalıkların toplanmasını sağladı. ‘Bugün’ gazetesinde yaptığı çağrıya uyarak yüz binlerce insan sabah namazlarını büyük cemaatlerle kılıyor; bu cami mitinglerinde vaiz ya da imam, halka komünizmin Türkiye ve İslâm dini için ne büyük tehlike olduğunu anlatıyordu. O dönemde Türkiye’de sol ve Marksist yapılanma çalışmaları had safhada olduğundan bu namazlardaki kalabalığa göz yumulduğu iddia edilir.1969’un birinci ayında hacca gitmek amacıyla Türkiye’den çıkış yaptı. Bir ay sonra tarihe ‘Kanlı Pazar’ olarak geçen hadise meydana geldi. Eygi’nin gazetesi ‘Bugün’, 10 Şubat 1969’da İstanbul’a gelen Amerikan 6. Filo aleyhine yapılan gösterileri sürekli eleştirdi. Eygi, hakkındaki davaların üç ay içinde çıkmasını umduğu basın affı gecikince yurt dışında altı yıl kaldı. Bu sürenin üç ayını Suudi Arabistan’da, 15 gününü Ürdün’de, geri kalanını, kısa bir süre Fransa ve en uzun süre ile Almanya’da geçirdi. 12 Mart 1971 muhtırası, gazetelerini süresiz kapatıncaya kadar yurt dışından yazı yazmaya devam etti. Türkiye’ye 1974 senesinin sonbaharında gelebilen Mehmet Şevket Eygi için gazetecilik serüveni de büyük ölçüde bitmiş oldu. Bu dönemde sahibi olduğu Bedir Yayınevi ile ilgilendi. 1976’da haftalık ‘Büyük Gazete’yi çıkardı. 1986’da Günaydın gazetesince bir süre çıkarılan Yeni Haber gazetesinde günlük yazılar yazdıktan ve kısa bir süre de ‘Zaman’ gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptıktan (1988) sonra yeniden yayıncılığa döndü. Birkaç ay da Hürriyet grubunun çıkardığı ‘Son Çağrı’da yazdı. 1991 yılından itibaren Milli Gazete’de yazarlığını sürdürdü. Bu gazetede çıkan ‘Din Düşmanlığı Terörü’ başlıklı yazısından dolayı 9 Ekim 2002’de bir yıl sekiz ay hapis cezasına mahkûm edildi, gazetesi de üç gün süreyle kapatıldı. 1984-85’te yazdığı üç ayrı yazıdan 28 ay hapis cezası aldı. 2006 yılında, bir yazsısında halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiği iddiasıyla TCK’nın 216. maddesi ve 1. fıkrası uyarınca bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bir önceki yazımız olan Baba yüreği, kimseye 'canım yanıyor' diyemedi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment